Hoşgeldiniz!

İlginç internet sitelerinin yanı sıra birçok güncel konuyla ilgili bilgi edinebileceğiniz siteme hoşgeldiniz...

17 Mart 2008 Pazartesi

Burada alıcı da çok satıcı da!

2 Mimar 1 Makina Mühendisi yan yana gelse ne yaparlar diye sorsanız, heralde aklımıza en son gelecek olan iş ‘açık artırma’ olurdu. Fakat 2001 senesinde, internet fırsatını görüp değerlendirecek kadar zeki olan üç arkadaş Serkan Borançılı, Burak Divanlıoğlu ve Tolga Kabataş, bu işe el attılar ve Türkiye’nin dünyaca ün yapmış 1 numaralı açık artırma sitesini kurdular. Alışveriş yapmaya doyamıyor, aldığınız eşyaları kullanmadığınız halde koyacak yer bulamıyorsanız elinizi çabuk tutun, çünkü herşey neredeyse gittigidiyor!

2001 Şubat ayında açtıkları sitenin kodlamasından banka transferlerine kadar her işini kendileri yapan kurucularının yapmak zorunda olmadıkları tek bir iş vardı: sitenin ürün içeriğini hazırlamak. Siteyi hem ürün bulma, hem stok yapma derdinden kurtaran bu işi, sitenin üyeleri yüklendiler. Uzunca bir süre sadece koleksiyoncuların rağbet ettiği ve koleksiyon ürünlerinin çok satıldığı site, neyse ki yine koleksiyoncuların başka ürünlerini de satmaya karar vermesiyle çıkmaz döngüden kurtuluyor ve günümüzde aradığınız herşeyi bulabileceğiniz bir alışveriş sitesine dönüşüyor. Krizli yılları atlattıktan sonra kurumsallaşmaya başlayan gittigidiyor, 2003’te ilk ofisleriyle beraber ilk profesyonel çalışanlarını kodlama için işe alıyor, 2004’te pazarlama çalışmalarına bakacak duruma geliyor ve ntvmsnbc’ye daha sonra da televizyona reklam vermeye başlıyor. Günümüzde ise 172 çalışan, 1.8 milyon kayıtlı üye ve ayda 6 milyon tekil ziyaretçi ve “Türkiye'nin en büyük elektronik ticaret platformu olarak, online ticareti, hayatın vazgeçilmez bir parçası haline getirmek” misyonu ile kurumsal bir şirket haline dönüşmeyi başarmışlar.

İlk rakip Doğan Holding: pazaryeri.com. Üstelik güçlü gelen bir rakip; daha pazara ilk girdiği anda MSN ile anlaşma yaparak kanallarını genişletmiş. Tam o sıralarda, e-bay’in Türkiye’ye geleceği ve bir internet şirketine yatırım yapacağı konuşuluyor. İlk olmanın avantajını kaçırmamak için, hemen e-bay’le temasa geçiliyor ve gittigidiyor tanıtılıyor. 2006 başında Türkiye’ye gelen e-bay CEO’su Meg Whitman, çok etkileniyor ve Almanya e-bay ile temasa geçerek Türkiye pazarına yatırım yapmak istediğini belirtiyor. Hisselerin hepsini, çoğunu ya da azını alma opsiyonlarından, gittigidiyor emektarlarının isteği doğrultusunda e-bay sitenin azınlık hissesine ortak oluyor. Bu haber, tüm dünya basınında yer alarak global bir şirketin bir Türk internet şirketine ortak olması gibi bir “ilk”i, milyonlarca insana duyurdu. E-bay’in bu pazardaki deneyimini ve birikimini avantaj olarak gören kurucular, bir dünya devi olan e-bay’in hikayesindeki iniş ve çıkış noktalarını, 2 sene gecikmeli olarak kendi hikayelerinde de yaşadıklarını farkettiler.

Gittigidiyor.com’un liderliğini yaptığı öncülükler sadece bu kadar değil. İnternet sektörünün gelişmesine, uyguladığı İş Ortaklığı Programı ile yaklaşık 2500 üyesine her ay yüklü reklam bütçeleri ayırarak katkıda bulunmuştur. Açık artırmada alışveriş sepeti uygulaması (2007), alıcılara peşin fiyatına 3 taksit (2007) gibi dünyada ilklere imza attılar. Kurumsal bir şirket olmakla sosyal sorumluluk projelerini de birçok ünlü ve ünlü marka ile beraber yürüterek IKSV, Çağdaş Yaşamı Destekleme Vakfı, Bizim Lösemili Çocuklar Vakfı, Türk Kalp Vakfı, TOÇEV ve AÇEV’e satışlarla destek oluyorlar. Ayrıca, 2001 yılında kurucularına “mucit” ünvanını kazandıran “Güvenli Ticaret Ödeme Hizmeti” icadı, dünyada ilk defa uygulanan bir sistem olarak tarihe geçti. 4 adımda işleyen bu sistemde ilk adım alıcının gittigidiyor.com hesabına parayı yatırmasıyla başlıyor. Gittigidiyor’un güvencesi altında olan bu para, satıcının ürünü kargolaması ve alıcının eline geçtikten sonra satışı onaylamasıyla birlikte satıcının hesabına gönderiliyor. Taklit ürünü kontrolün imkansız olmasına rağmen alıcıya koşulsuz iade hakkı tanıyan site, bu güvenlik önlemleriyle, Türk halkının internet üzerinden ticarete ısındığını ve pazarın çok büyüdüğünü söyleyebiliriz.

Pazar büyüdükçe rakipler çoğaldı. Mynet’in nevaria’sı ve daha başka küçük ve büyük ölçekli yaklaşık 73-74 açık artırma sitesi açıldı. “Çöp ürün” diye ifade edilen kalabalığı önlemek için ilan verenlerin belli bir miktar para ödemek gibi bir kısıtı barındıran gittigidiyor.com’un, ne bu miktar ne de komisyon miktarı pazarın %90’ına hakim olmalarına engel olmamış. Çok alıcının ve çok satıcının bir arada olması sebebiyle çok fazla ürünün (yaklaşık 750,000) ve güvenli ödeme sisteminin bulunması dışında, kurucular, bu liderliği “network effect”e de bağlıyor. Çok satıcının olduğu yere çok alıcının gelmesi, ve tam tersinin de doğru olması sebebiyle, sitenin alıcıyı ve satıcıyı biri döngü halinde içine çekiyor ve diğer sitelere kaptırmıyor olması, bu sebepten.

Şirketin organizasyon yapısı temel olarak Operasyonlar ve IT departmanlarından oluşuyor. Operasyonlar Departmanı altında müşteri hizmetleri, ödemeleri kontrol eden güvenlik ve sahte alıcı, sahte satıcı ve küfürlü konuşma gibi istenmeyen durumları takip edip engelleyen risk yönetimi bulunuyor. Yaklaşık 17 sayfayı ortalama 8 dakika süreyle ziyaret eden müşterinin şikayetleri için günde yaklaşık 70 müşteri fişi açılıyor ve müşteriyle 3500 temas yaşanıyor. Makina parkı ve kod yazılımı gibi bölümlerin bulunduğu IT departmanının dışında, görsel grafik tasarım, İK, pazarlama ve muhasebe için de birer departman var.

DAHA BİTMEDİ…..

Site kurucularının en iyi fikri bulduklarını, artık köşelerine çekilip olan biteni izleyeceklerini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bu işin know-how’ını bir kere kaptıktan sonra, yaratıcı fikirlerin bir arada olduğu bir gruba da sahip olduktan sonra, yeni sitelerin kapıları aralanmış bile. İnternette en büyük pazara sahip olan sektörleri seçmişler: arkadaşlık, video, haber ve alışveriş. Tabii bu pazarlara kendi özel imzalarını atmak için Istanbul.net, Ankara.net, izmir.net adında “şehre” göre arkadaşlık siteleri, uzmanları ve en kaliteli videoları birleştirdikleri uzmantv ve timsah.com, son dakika haberi için güncel.net şu anda online ve cimri.com adlı fiyat karşılaştırma sitesi de yolda.

Bu büyüyen dev’in dışında kalamam, kesinlikle bir parçası olmak istiyorum diyorsanız, kariyer.net ve yenibiris.com’dan iş ilanlarına başvurabilirsiniz!

3 Mart 2008 Pazartesi

Alisverissaati'nde buluşalım


Genç girişimcilerin başarılı olduğunu görmek, bu devirde insana moral veriyor. Gerçekleştirilmemiş bir hayalinizi silip kenara atmadan önce, Kudret Çurey’in büyük bir azimle ve yaratıcılıkla kurduğu dünyanın en çok ziyaret edilen 2. saat sitesi olmayı başarmış alisverissaati.com’un hikayesini okuyun…
Yıldız Teknik Üniversitesi Makina Mühendisliği mezunu Kudret Çurey, 2002 yılında gittiği Amerika tatili sırasında, online rezervasyon ve bilet sektörünün ne kadar büyük olduğunu farkedip internet dünyasına daldığında, e-ticaretin devi e-bay’le karşılaşmış. Amerika tatilini eyalet eyalet gezip iş görüşmeleri yaparak geçiren Çurey, dev fırsatı fark etmiş ve fark etmekle kalmayıp e-dünyaya ismini tam saatinde yazdırmış!Mücevherden saate önce aile mesleği olan mücevher işiyle başlayıp, Türkiye’de evinden Amerika’ya mücevher paketleri satmış. Ürün gönderim adedi çok fazla olduğunda, ödemelerde komisyon farkını ödememek için Amerika’da hesap açıp, sürekli olarak seyahat etmeye başlıyor. İşte bu noktada rakiplerinin çoğaldığını ve bu sebeple karlılığının azaldığını anlaması, ciddi bir pazar araştırması yaptırarak bu sektörde ciddi bir pazar olduğunu ve aslında bir ihtiyaca cevap vereceğini fark ederek saat işine geçmesi, onun için büyük bir adım oluyor. Önceleri Türkiye’de o sırada çok kullanılan Ideefixe ve Kangurum gibi alışveriş sitelerine saat satıyor. Bu sitelerle işe başlaması ona çok faydalı oluyor, çünkü hem Türkiye’de bu işin nasıl yapıldığını anlamasına yardımcı oluyor, hem de saat pazarını büyütmüş oluyordu. Kendisine bu tür alışveriş sitelerini rakip görmemesinin sebebi ise bu sitelerin 'herşeyi' birarada satıyor olmaları ve niş saat pazarına yoğunlaşmaları için bir sebepleri bulunmamasıdır. Bu noktada belirtmek gerekir ki, Kudret Çurey’in başarısı, sadece mükemmel bir fikrinin olmasından değil, aynı zamanda çok fazla araştırıp öğrenmesinden de kaynaklanıyor. Bunu gerek en başta yaptığı pazar araştırmasından, gerekse işe girdikten sonra yaptığı internet sitesi incelemelerinden anlayabiliriz.


Alışverişte kilit konu: güven

İnternet üzerinden alışveriş yapanların en büyük sorununun güven olduğunu fark eden Çurey, bu konuyu aşmak için kendi kurmak istediği internet sitesinde neler yapılabilir diye uzunca bir müddet düşünerek çözümün bir telefon numarası ve “Bizi arayın” sloganıyla hallolabileceğini düşündü. Ve hiç de yanılmadı. Hem bu telefon numarasıyla internet üzerinde dokunamadığınız birilerine erişmenin verdiği güvenle, hem de sitenin ilk halindeki saat portalı şeklindeki bilgilendirmeyle, sitenin üyeleri gün geçtikçe arttı. Çurey biliyordu ki, olmayan bir sektöre girdiğinizde en önemli adım, müşteriyi bilinçlendirmek ve bilgi eksikliğini doldurmaktı. Yine bu adımda da araştırma güdüsünü elden bırakmayan Çurey, üyelerinin profil bilgilerini detaylı olarak inceleyerek tam olarak ne yapması gerektiğine karar verdi. Görselleri çok bol olan bir siteyle, müşterilerin ilgisini çekmeye devam etti.
Başarının Sırrı: "Tek olmak"

Bu işe ilk başladığında, alisverissaati.com’un karşılaştığı en büyük zorluk, stok tutmaya zorlanmaları olmuştur. Saati bir usta-çırak mesleği olarak gören saatçileri, onlardan belli miktarlarda ürün almadan inernetten satış yapmaya inandırmak, müşteriyi de kola takarak saat alma alışkanlığından vazgeçirmek çok zordu. Bu yüzden kendi sitesinin tercih edilmesi için gerekli unsurları ‘binlerce model’, ‘zaman karı’ ve ‘çok taksit, ucuz fiyat’ agresif pazarlama yöntemleri olarak belirledi.
Alisverissaati.com sitesini 2004 yılında Mynet ile aktif olarak hayata geçiren Kudret Çurey, 3 senede 4.5 milyon USD ciroya erişti. Capital Dergisinde yaptığı bir röportajda günde bir saat satma hedefiyle yola çıktığını belirten Çurey, 2007 yılının son gününde 300 saat satmış! 150,000 üyesi bulunan sitenin günlük ortalama ziyaretçi sayısı 16,000 ve ortalama satış 130 saat civarı. Kudret Çurey, evinde başlattığı bu fikri bir internet şirketine dönüştürürken, bir teknoloji, bir hukuk ve bir finans danışmanıyla beraber çalışmış. Bunun gerekliliğini de aslında başına gelen birkaç talihsiz olay sonucu anlamış: teknolojik olarak yetersiz olan sitelerinin verdikleri bir reklam sonucu çökmesi ve taksit sözleşmesinde belirtmeyi atladıkları bir maddeden dolayı aldıkları ceza. Alanında uzmanlarla çalışmak gerektiğinin üstüne basan Çurey, “Sizin fikrinizin “tek” olması önemli, o siteyi kuracak teknolojiyi ya da hukuk kurallarını bilmeniz değil” diyerek fikrini belirtti. Başarılarıyla yükselen şirket, Casio gibi dev bir saat markasına 'yeni imaj yaratmak' gibi bir misyonu da yüklenmiş bulunuyor ve bunu başarmak için de Casio Point adı altında özel tasarımlı bayiler oluşturuyor. Siteye girdiğinizde sizi yaklaşık 50 farklı saat markası, en çok satanlar, saat vitrini, indirimdekiler ve ön sipariş adlı bölümler karşılıyor. İster bayan/bay saatleri bölümünden, isterseniz de marka bölümünden arama yapabilirsiniz. Detaylı aramak yapmak isteyenler ise, saatin özelliklerinden fiyat aralığına kadar belirleyebildikleri özelliklerle daha net bir arama yapabilirler. Ürün siparişi vermeden önce ürünün stokta mı ön siparişte mi olduğuna ve kredi kartı, havale, telefon ile, hediye puan ile gibi ödeme seçeneklerine dikkat edilmeli. Bankacılık işlemleri için anlaşılan 10 bankada özel taksit avantajlarını kullanabilir, UPS, Yurtiçi Kargo, Aras Kargo veya MNG kargodan birini seçebilirsiniz. Alışveriş yapmak için üye olmak zorunda değilsiniz, fakat üyelere özel indirimler, yeni ürün duyuruları, hediyeler ve tek tıkla alışveriş yapmanızı sağlayan sizi tanıma özellikleri gibi avantajlar sunar.



.com Mağazası: Alışverişlerinizi www.alisverissaati.com fırsatlarıyla görerek, dokunarak, inceleyerek yapın

Şirketler, internet ortamını kullanırken iki türlü büyüme gerçekleştirebilirler: ya fiziksel mağazacılıktan internet dünyasına doğru bir büyüme, ya da, alisverissaati.com’un da yaptığı gibi internet dünyasında var olup gerçek dünyaya doğru bir büyüme. İnternet sitesindeki fiyat avantajlarını mağazacılığın genel giderlerini de karşılayacak seviyede korumak zorunda olan şirket, özel interaktif konseptleriyle, bir internet mağazasının içinde olduğunuzu düşündüğünüz mağazalarıyla, internet alışverişlerine olan güvensizlik duygusuna da önlem olabileceğini düşünüyor. Bu büyüme adımını 2007’de Kadıköy, Bağlarbaşı ve Sirkeci’de açtığı alisverissaati.com mağazalarıyla gerçekleştiren şirket, 2008’de de fiziksel büyümesini sürdürmeyi planlıyor.

Gelecek amaçları sadece mağazacılıkla sınırlı değil. Bu sektörde kendisine en büyük rakip olarak google’ı belirten Çurey’in en nihai amacı, sitesinin girişinde de belirttiği gibi saat=alisverissaati.com fikrini insanlara yerleştirmek. Yani insanlar saat arayacaklarında google’a saat değil, alisverissaati.com yazmalılar onun düşüncesinde. Sitesinde başka hiçbir ürün satmayarak “tek” olma avantajını sürekli kılmayı hedefleyen şirket, önümüzdeki yıllarda saatlerin standart kodlu olma avantajlarını da kullanarak yurtdışına açılmayı hedefliyor.
Kudret Çurey’e, internet dünyasında hala gerçekleştirilebilecek hayaller olduğunu hatırlattığı için teşekkür ederiz.

25 Şubat 2008 Pazartesi

Embrio'dan bir Dev'e


Ticaretten anlamak yetmez. Dünyanın en güzel dükkanı, en çeşitli ürünü, en çok bilgisi sizde olsa, yetmez. Çünkü artık dünya, tek bir tık'la, internetteki sanal dünyada alışveriş yapmayı seviyor.

19 Şubat 2008'de İTU İşletme Tezsiz Yüksek Lisans E-ticaret dersini, embrio.com'un genel müdürü Hamit Kekeç ziyaret etti, ve sanal dünyanın gerçeklerini ekranın diğer tarafından gösterdi. Kendisi, Pamukbank'ta işe başlamış, daha sonra Finansbank'ta çalışmış ve 2006'da embrio.com'da iş geliştirme bölümünde işe başlamıştır.

Artık herşeyi bilmek yetmiyor, bilgi birikimi, yönetimi, bilgi çağı kapanmak üzere. Hedef; doğru insan, yani doğru yetenek. Doğru yeteneği, doğru vizyonu yakalamak çok zor. Özellikle sanal dünyada 1 numara olmadığınız sürece isminiz hatırlanmadığı için, ya hiç olmayan bir fikirle işe başlamalısınız, ya da bir alanda 1 numaraya oturmuş olan ismin eksiklerini tamamlayarak onun tahtına yerleşmelisiniz. Örneğin embrio.com'un ilk girişimlerinden olan tio.com, diğer fiyat karşılaştırma sitelerinden farklı olarak, bayilerle tek tek iletişime geçerek, kendi yazılımları olan program sayesinde ürünlerin birebir eşleştirilmesini sağlamışlardır. Diğer sistemlerin eksiklerini görerek, ellerinde mevcut olmayan bir ürünü sergilememe gibi detaylarla, diğer sitelerin ulaşamadığı değerlere çok kısa zaman dilimlerinde ulaşmışlardır.
Doğru fikri yakaladıktan sonra işiniz bitmiyor. Katma değer sağlayacak stratejik işbirlikleri kurmak ve soluğunuzun uzun olması da çok önemli. Eğer ilerisini düşünerek öngörülerde bulunmaz, gelecekte kurulacak rakipleri hesaba katmaz, dünyada olan değişiklikleri görmezden gelirseniz, yani soluğunuzu günlük tutarsanız, sizin fikrinizi alıp sizden bir adım öteye taşıyacak rakipler her zaman kazanacaktır.
Ve pazarlama...Her ürünün doğuşundan itibaren onunla beraber büyüyen bir strateji olduğu için, fikrinizi ortaya koyarken, sitenizin büyümesi için hangi faktörlerin önemli olduğunu, bunları hangi mesajlarla ve hangi kanallarla insanlara duyurmak istediğinizi de düşünmelisiniz. Örneğin, alışveriş sitelerini liderliğe taşıyan, güvenilirlik, hız ve ürün çokluğu gibi temel faktörleri, hedef kitleye 'klişe olmayan' farklı kanallarla iletmek gerekmektedir.
Fikirlerinizi iyi bir iş modeliyle ve uzun vadeli planlarıyla birleştirdikten sonra, internette 1 numaraya oynamamak için hiçbir engeliniz yok.

18 Şubat 2008 Pazartesi

Yeni bir dünyanın kapıları aralanıyor...

Günümüzde cep telefonlarının iletisim, televizyonun video ve birçok oyunu biraraya getirerek hayatımızda büyük yere sahip olan internet, bazıları için sadece bu primer fonksiyonlardan ibaret değil; aynı zamanda günlük işlerini hallettikleri, alışveriş yaptıkları, hatta para kazandıkları işyerlerini konumlandırdıkları sanal bir dünyadır. Benim de 'nasıl oluyor?' diye kendime sık sık sorduğum, arka planını göremediğim için her zaman merak ettiğim internet dünyası, e-ticaret dersiyle aydınlanıyor.
Günde en az 3-4 saat internet kullananların bile güvenlik nedeniyle alışveriş yapmaktan kaçındığını, uçak rezervasyonu yaptırdığında inanmayıp bir de telefonla tespit ettiklerini, e-mailla gelen belirsiz maillari en geç 1 gün içinde 7 arkadaşlarına gönderdiklerini ve bilgisayarlarında eski model bir antivirus programı bulunduğu için rahatlıkla (!) dosya alışverişi yapıp her türlü sitede gezdiklerini biliyoruz. Diğer bir tarafta ise, bankacılık işlemlerinden tüm alışverişlerine kadar interneti kullanan, internet iş modelleri sayesinde iş kurup para kazanan bir kesim var. Bu fark, e-ticaret dersinde kapanıyor.
E-ticaret dersi, günlük internet kullanıcılarının dahi bilmediği, kullanmadığı, farkında olmadığı internetin iç dünyasına ait yazılım, terim ve modelleri anlatıyor. Belki de hergün girdiğimiz sitelerin arka planlarını, nasıl para kazandıklarını, iş modellerini ve güvenlik sistemlerini açığa çıkararak, bizim önümüzde de, hayalimizde canlandırdığımız 'iş'i internette kurabilmek için neler gerekli olduğunu anlatıyor. Buna destek olmak amacıyla, bizi hayrete düşüren internet sitelerinin kurucuları da dersi ziyaret ediyor, ve tüm bunlar vakaloji.com'da buluşuyor.
İnterneti doğru kullanmak, amaçlarımıza yönelik hangi fonksiyonlarını kullanabilceğimizi bilmek, yasakları, güvenlik sistemlerini ve yazılımları bilmek, günümüzün elektronik çağında bize büyük bir avantaj sağlayacaktır. Stratejiniz ne olursa olsun, internetin geniş dünyasında herkese bir pencere var.

Habbo'lamaya hazır mısınız?



Günümüzde Second Life, Microsoft GoPets gibi sanal yaşam oyunlarıyla kendilerine yeni bir dünya kurmak isteyenlerin yoğun ilgi gösterdiği sanal alemdeki rekabette, şirketlerin kendilerine pay kapmak için düşünmedikleri neredeyse yok! Kendini gençler için sanal arkadaşlık sitesi olarak konumlandıran habbo.com’un kurucuları olan Sulake sanal eğlence firması da, özellikle 11-18 yaşları arasındaki gençler için tanışabilecekleri, oyun oynayıp eğlenebilecekleri, fırsatların neredeyse sınırsız olduğu bir dünya sunuyor. 2008 Şubat ayında Williams Morris Agency ile ortaklık imzalayan site, eğlencenin sınırlarını zorlayarak sürekli yenilenen ve değişik aktiviteler sunan bir dünya hedeflerken, internet ortamında da sınırlı kalmayarak cep telefonlarıyla gerçek hayata bir adım attı.

İzometrik projeksiyon kullanılarak hazırlanan siteye üye olurken kendiniz için bir karakter yaratıyorsunuz; ten renginden kıyafetlerine, saçının biçiminden odasındaki eşyalara kadar istediğiniz her şeyi belirleyebiliyorsunuz. ‘Sanal kendi’nizi yarattıktan sonra ise işiniz çok kolay; odanıza eşya seçip yerleşebilir, açsanız çeşitli restoranlardan birini seçebilir, oyun oynamak istiyorsanız kendinize hemen bir oyun arkadaşı bulabilir ya da geminin güvertesindeki parti hayatına hızlı bir dalış yapabilirsiniz. Adeta ‘Lego’ bir dünyayı anımsatan sitede yemek, içmek, oda kiralamak ücretsiz. Oyun oynamak, kıyafetlerini yenilemek ve alışveriş yapmak için üyelerin ayda ortalama 15-20$ harcadığı sitede, sınırsız aktivite ve alışveriş çeşitliliğiyle büyülenip kendinizi CVS, RITE AID gibi dükkanlardan aldığınız ‘önceden para yüklenmiş kartlar’ınızdan ya da direk Visa kartınızdan yüzlerce dolar harcarken bulmanız işten bile değil!

Gençlik organizasyonlarının da programlarıyla destek verdiği bu site, özellikle 18 yaş altı gençlere hitap ettiği için barlarda dahi içki satılmıyor, Sevgililer Günü gibi özel günler takip edilerek aktiviteler düzenleniyor. Toplam 89 milyon kullanıcısı bulunan siteye giriş yapabilmeniz için bir gmail adresine, Adobe Shockwave yazılımına ve çok iyi bir internet bağlantısına ihtiyacınız var; her odanın açılışında tekrar login yapmanız ve uzunca bir süre yüklenmesini beklemeniz gerekiyor. Yarattığınız karakterlerin görüntüsünü, seçeneklerin azlığı sebebiyle bir türlü beğenemiyorsunuz ve içerideki herkes birbirine benziyor. İzometrik projeksiyon sebebiyle kare kare olan platformda ilerlemeniz çok uzun zaman alıyor ve koltuklara oturmayı becermek oldukça güç. Diğer bireylerle konuşmak istediğinizde, açılan konuşma penceresine istediğinizi yazabiliyorsunuz, fakat iyi İngilizce konuşan birilerine denk gelmeniz gerçekten zor. Yeni bir kullanıcı olarak oyun konsolunu kullanışlı bulmadım, özellikle nerede ne yapacağınızı anlamanız uzunca bir sürenizi alıyor ve zaten yolda kendi başına durup ne yapacağını bilmeyen bir sürü insanla karşılaşıyorsunuz. Bütün seçeneklerin, pop up pencereler yerinde geniş ve tek bir ekran üzerinde bulunması kullanımı daha kolaylaştırabilir.

Siz de sanal eğlence dünyasına kendi resminizi ve kişisel bilgilerinizi dahil etmeden bir adım atmak istiyorsanız, işte size ‘lego adam’ınızla büyük bir fırsat…habbo’lamaya hazırsanız tabii…